Eczane Bul Sağlık Meslek Mensupları İş Ortakları Basın TR EN
Sağlık bilgisi

Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?

Halk arasında kemik erimesi denen osteoporoz, kemiklerin seyrelerek kolay kırılır hâle gelmesidir. Bu yazı osteoporozun nasıl geliştiğini, kimlerde daha sık görüldüğünü, kemik yoğunluğunun nasıl ölçüldüğünü ve günlük yaşamda nelere dikkat edildiğini anlatır.

Nedir

Kemik, dışarıdan bakıldığında durağan görünse de sürekli yenilenen canlı bir dokudur. Yaşam boyu süren bu yenilenmede eski kemiği ortadan kaldıran hücreler ile yeni kemik yapan hücreler birlikte çalışır. Yapım ve yıkım gençlikte dengede yürür; kemik kütlesi yaklaşık yirmili yaşların sonunda en yüksek düzeyine, yani doruk kemik kütlesine ulaşır. Sonraki yıllarda yıkım yavaş yavaş öne geçer ve kemik yoğunluğu kademeli olarak azalır.

Osteoporoz, bu azalmanın belirgin hâle geldiği, yani hem kemik kütlesinin düştüğü hem de kemiğin içindeki bal peteğine benzeyen ince yapının seyreldiği durumdur. Sonuç, kemiğin dayanıklılığının azalması ve kolay kırılır hâle gelmesidir. Halk arasında kullanılan "kemik erimesi" adı bir bakıma yanıltıcıdır: kemik erimez, gözenekleri genişler ve duvarları incelir.

Kemik yoğunluğu, ölçüm değerleri sağlıklı genç erişkin ortalamasının altında olup henüz osteoporoz sınırına ulaşmadığında osteopeni olarak adlandırılır. Osteopeni bir hastalık değil, bir ara basamaktır ve tek başına kırık olacağı anlamına gelmez; ancak izlem ve yaşam düzeni açısından bir uyarı sayılır.

Tanım
Kemik kütlesinin azalması ve kemik yapısının seyrelmesi
Doruk kemik kütlesi
Yaklaşık 25-30 yaş
Sık kırık bölgeleri
Omurga, kalça, önkol (bilek), omuz
Ölçüm yöntemi
DXA (çift enerjili X ışını absorpsiyometrisi)
Tanı eşiği
T skoru -2,5 ve altı
Osteopeni aralığı
T skoru -1,0 ile -2,5 arası

Neden olur, kimlerde sık görülür

Osteoporoz tek bir nedene bağlı değildir; birden çok etkenin yıllar içinde birikmesiyle ortaya çıkar. Etkenler genellikle üç başlıkta toplanır.

Değiştirilemeyen etkenler. İlerleyen yaş, kadın cinsiyeti, menopoz, ailede kalça kırığı öyküsü, ince yapılı olmak ve düşük vücut ağırlığı bu başlıkta sayılır. Kadınlarda menopozla birlikte östrojen düzeyindeki düşüş kemik kaybını hızlandırır; ilk yıllarda kayıp hızı belirgin biçimde artar. Erkeklerde de osteoporoz görülür ve genellikle daha ileri yaşlarda ortaya çıkar.

Yaşam düzeniyle ilgili etkenler. Hareketsiz yaşam, sigara içiciliği, yoğun alkol tüketimi, uzun süreli yetersiz beslenme ve aşırı zayıflık kemik sağlığıyla ilişkisi araştırılmış başlıklardır. Kemik, üzerine binen yüke göre güçlenen bir dokudur; uzun süreli yatak istirahati ya da hareketsizlik kaybı hızlandırır.

İkincil nedenler. Kemik yoğunluğunu etkileyen başka hastalıklar ve tedaviler de vardır: uzun süreli kortikosteroid kullanımı, tiroit ve paratiroit bezi hastalıkları, romatizmal hastalıklar, çölyak gibi emilim bozuklukları, kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları, erken menopoz ya da yumurtalıkların alınması ve erkeklerde testosteron düşüklüğü bunlar arasındadır. Düzenli kullandığınız ilaçların kemik sağlığıyla ilişkisini hekiminize sorabilirsiniz; hiçbir ilacı kendi kararınızla bırakmayınız.

Belirtileri ve sessiz seyir

Osteoporozun en önemli özelliği sessiz ilerlemesidir. Kemik yoğunluğunun azalması kendi başına ağrı yapmaz; bu nedenle birçok kişide ilk bulgu, beklenenden küçük bir zorlanmayla oluşan kırıktır. Ayakta durma yüksekliğinden düşmek gibi hafif bir travmayla, bazen öksürük ya da ağır bir cismi kaldırma sırasında oluşan kırıklara kırılganlık kırığı denir.

Zaman içinde ortaya çıkabilen işaretler şunlardır:

  • Sırtta ya da belde yeni başlayan, dinlenmeyle tam geçmeyen ağrı; omurga çökme kırıkları bu şekilde fark edilebilir.
  • Boyun kısalması; birkaç yıl içinde üç dört santimetreyi bulan kısalma dikkate alınır.
  • Sırtın öne doğru kamburlaşması ve duruş değişikliği.
  • Kaburgalarla kalça kemiği arasındaki mesafenin azalması, karnın öne doğru çıkması ve nefes darlığı hissi.

Omurga kırıklarının önemli bir bölümü fark edilmeden geçer ve başka bir nedenle çekilen filmde görülür. Kalça kırığı ise hareket kaybı ve uzun iyileşme süreci nedeniyle en ağır sonuçlu kırıktır; bu yüzden korunma, tedaviden önce gelir.

Kemik yoğunluğu ölçümü ve tanı

Kemik yoğunluğu, DXA adı verilen düşük dozlu bir röntgen yöntemiyle ölçülür. İnceleme genellikle bel omurgasından ve kalçadan yapılır, birkaç dakika sürer, ağrısızdır ve kullanılan ışın miktarı düşüktür.

Sonuç iki skorla bildirilir. T skoru, ölçülen değeri sağlıklı genç erişkin ortalamasıyla karşılaştırır; tanıda kullanılan skor budur. Z skoru ise kişiyi kendi yaş grubuyla karşılaştırır ve özellikle genç erişkinlerde, çocuklarda ve ikincil bir neden aranırken yol göstericidir. Yaygın kabul gören eşiklere göre T skorunun -1,0 ve üzeri olması olağan kabul edilir, -1,0 ile -2,5 arası osteopeni, -2,5 ve altı osteoporoz olarak tanımlanır.

Karar yalnızca sayıya bakılarak verilmez. Kırık riskini hesaplayan FRAX gibi araçlar, yaş, önceki kırık öyküsü, ailede kalça kırığı, sigara, kortikosteroid kullanımı gibi bilgileri kemik yoğunluğuyla birleştirerek on yıllık riski tahmin eder. Hekim ayrıca ikincil nedenleri araştırmak için kan ve idrar incelemeleri isteyebilir; boy kısalması ya da sırt ağrısı varsa omurga görüntülemesi ekleyebilir. Alışveriş merkezlerinde ya da fuarlarda yapılan topuk ultrasonu gibi taramalar bir fikir verebilir, ancak tanı koydurmaz.

Ölçümün kimlere ve hangi sıklıkta yapılacağı kişiye göre değişir; genellikle belirli bir yaşın üzerindeki kadınlar ve erkekler, kırılganlık kırığı geçirenler, uzun süre kortikosteroid kullananlar ve risk etkeni taşıyanlar için gündeme gelir. Bu kararı hekiminiz verir.

Beslenme, hareket ve düşmeden korunma

Kalsiyum. Kemiğin ana yapı taşıdır. Süt, yoğurt, ayran, peynir, koyu yeşil yapraklı sebzeler, susam ve tahin, kuru baklagiller ve kılçığıyla yenen küçük balıklar başlıca kaynaklardır. Günlük gereksinim yaşa ve duruma göre değişir; kişisel gereksiniminizi hekiminiz değerlendirir. Besinlerle alınan kalsiyumun kısıtlanması genellikle önerilmez; taş öyküsü olanlar için ayrıntılı çerçeveyi böbrek taşı yazımızda bulabilirsiniz.

D vitamini. Kalsiyumun bağırsaktan emilmesinde belirleyici rol oynar. Vücutta güneş ışığının etkisiyle üretilir, bir bölümü de yağlı balık ve yumurta gibi besinlerden sağlanır. Kapalı ortamda geçen yaşam, örtünme biçimi, ileri yaş ve kış ayları üretimi azaltır; düzeyi kan incelemesiyle ölçülebilir. Düzeyinizin ölçülmesi gerekip gerekmediğine ve sonrasına hekiminiz karar verir.

Protein ve diğer besin ögeleri. Yeterli protein alımı kemik ve kas kütlesinin korunmasıyla birlikte ele alınır. K vitamini, kemik yapımında görev alan bazı proteinlerin işleyişinde rol oynayan bir besin ögesidir ve bu alandaki araştırmalar sürmektedir. Magnezyum, çinko ve genel beslenme dengesi de kemik sağlığı başlığı altında incelenir. Herhangi bir ürün kullanmadan önce hekiminize ya da eczacınıza danışmanız yerinde olur.

Hareket. Kemik, üzerine yük bindiğinde güçlenir. Tempolu yürüyüş, merdiven çıkma, dans ve hafif ağırlıkla yapılan direnç çalışmaları bu nedenle öne çıkar. Yüzme ve bisiklet kalp ve dolaşım sağlığı için değerlidir, ancak kemiğe yük bindirmedikleri için tek başına yeterli sayılmaz. Denge çalışmaları düşme riskini azaltmaya yöneliktir. Omurga kırığı geçirmiş kişilerde öne eğilme ve gövdeyi döndürme içeren hareketler dikkat gerektirir; program hekim ya da fizyoterapist değerlendirmesiyle belirlenmelidir.

Düşmeden korunma. Kırıkların büyük bölümü düşmeyle olur, bu yüzden ev içi düzenlemeler tedavi kadar önemlidir: kayan halıların sabitlenmesi, banyoya tutamak takılması, koridorların aydınlatılması, kabloların toplanması, kaymayan tabanlı ayakkabı kullanımı, düzenli göz muayenesi ve baş dönmesi yapabilen ilaçların hekimle gözden geçirilmesi bu çerçevededir. Sigarayı bırakmak ve alkolü sınırlamak da kemik sağlığını destekleyen adımlardır.

Ne zaman hekime başvurulmalı

Aşağıdaki durumlarda hekime başvurmak yerinde olur:

  • Hafif bir zorlanma ya da düşük yükseklikten düşme sonrası kırık oluşması.
  • Boyda birkaç santimetreyi bulan kısalma ya da belirgin kamburlaşma.
  • Sırtta yeni başlayan, dinlenmeyle geçmeyen ve gece de süren ağrı.
  • Erken menopoz, yumurtalıkların alınması ya da uzun süreli adet düzensizliği öyküsü.
  • Üç aydan uzun süreli kortikosteroid kullanımı ya da kemik sağlığını etkileyebilecek bir tedavinin planlanması.
  • Ailede, özellikle anne ya da babada kalça kırığı öyküsü.
  • Sık düşme, denge sorunu ya da baş dönmesi.
  • Eklem ağrısıyla karışan yakınmalar; eklem kaynaklı ağrılar için osteoartrit yazımız ayrı bir çerçeve sunar.

Osteoporozda tedavi kararı, kemik yoğunluğu ölçümü, kırık öyküsü, hesaplanan kırık riski ve kişinin diğer hastalıkları birlikte değerlendirilerek verilir; bu değerlendirmeyi hekim yapar. Bu sayfa genel bilgi amacıyla hazırlanmıştır; tanı ve tedavi için hekiminize, ilaç kullanımıyla ilgili sorularınız için eczacınıza başvurunuz.

Sık sorulan sorular

Osteopeni ile osteoporoz arasındaki fark nedir?

İkisi de kemik yoğunluğu ölçümündeki değere göre tanımlanır. T skorunun -1,0 ile -2,5 arasında olması osteopeni, -2,5 ve altında olması osteoporoz olarak adlandırılır. Osteopeni bir ara basamaktır ve tek başına kırık olacağı anlamına gelmez; nasıl izleneceğine hekiminiz karar verir.

Kemik erimesi ağrı yapar mı?

Kemik yoğunluğunun azalması kendi başına ağrı yapmaz; bu yüzden osteoporoz çoğu zaman sessiz ilerler. Ağrı genellikle bir kırık oluştuğunda, özellikle omurga çökme kırıklarında ortaya çıkar. Sırtta yeni başlayan ve geçmeyen ağrı hekim değerlendirmesi gerektirir.

Kemik yoğunluğu ölçümü zararlı mıdır, ne sıklıkla yapılır?

DXA ölçümünde kullanılan ışın miktarı düşüktür ve inceleme birkaç dakika sürer, ağrısızdır. Ölçümün kime ve hangi aralıkla yapılacağı yaşa, risk etkenlerine ve önceki sonuca göre değişir; bu kararı hekiminiz verir.

Kalsiyumdan zengin beslenmek böbrek taşı riskini artırır mı?

Besinlerle alınan kalsiyumun gereksiz yere kısıtlanması genellikle önerilmez. Taş öyküsü olan kişilerde beslenme düzeni, sıvı alımı ve idrar incelemeleri birlikte değerlendirilir; ayrıntılar için böbrek taşı yazımıza bakabilir ve durumunuzu hekiminizle konuşabilirsiniz.

Kemik için hangi hareket türü uygundur?

Kemik üzerine yük bindiğinde güçlenir; bu nedenle yürüyüş, merdiven çıkma ve hafif ağırlıkla yapılan direnç çalışmaları öne çıkar. Denge çalışmaları düşme riskini azaltmaya yöneliktir. Omurga kırığı geçirenlerde bazı hareketler dikkat gerektirir; program hekim ya da fizyoterapist değerlendirmesiyle belirlenir.

Osteoporoz yalnızca kadınlarda mı görülür?

Hayır. Kadınlarda menopoz sonrasında daha sık görülür, ancak erkeklerde de ortaya çıkar ve genellikle daha ileri yaşlarda fark edilir. Erkeklerde testosteron düşüklüğü, uzun süreli kortikosteroid kullanımı ve kronik hastalıklar öne çıkan başlıklardır.

Aymed İlaç Sanayi, üroloji ve nefroloji alanlarında ruhsatlı beşeri tıbbi ürünler üretmektedir. Bu sayfa tanı veya tedavi önerisi içermez; genel sağlık bilgisi amaçlıdır.